dsc08824
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Piazza Duomo

Alba’nın bu en bilinen restoranının pembe salonunda yemek yiyip, gök delinircesine yağan yağmuru izlerken sanki bir dejavu yaşıyorum. Bundan 1 sene evvel Massimo Bottura’nın ünlü Osteria Francescana’sında yemek yerken de aynı şeyleri düşündüğümü hatırlıyorum: “Bir şef, menüsündeki lezzetlerde nasıl bu kadar iniş çıkışlar yaşayabilir?” diye kendime soruyorum. Bir tabak muazzam, öbür tabak sönük. Bir malzeme […]

dsc08569
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Bareiss Restaurant

Alman mutfağının sadece patates ve sosisten ibaret olduğunu sananlara, durumun pek de öyle olmadığını Münih ve Tegernsee restoranlarını değerlendirirken anlatmaya çalışmıştım. Ekim sonu gerçekleştirdiğim, Kara Ormanlar içinde yer alan Baiersbronn köyü ziyaretimde ise Alman şeflerin yıldızlı dünyasına daldım. Bunlardan ilki, ülkenin en iyi restoranlarından biri olan 3 Michelin yıldızlı Bareiss. 7 masalık bu restoranda, Şef […]

dsc08547
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Schwarzwaldstube

120 metrekareye parlayan yıldızları, dünyayı, ülkeleri nasıl sığdırırsınız? Alman Şef Harald Wohlfahrt’ın 11 masalık restoranı Schwarzwaldstube’de tüm bunları bir salona sığdırmışlar. Çeşitli ülkelerden gelen malzemeler, çeşitli ülke mutfaklarından esinlenmelerle bir araya geliyor, bunlara son derece zengin, uluslararası bir şarap kavı eşlik ediyor. Sonuçta 3 Michelin yıldızlı bu muhteşem restoran ortaya çıkıyor. Baiersbronn Köyü’nün dünyada tanınmasına […]

dsc08490
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Holybelly

Paris’te kahvaltı için önereceğim mekanlardan birisi Holybelly. Bu mekanın diğerlerinden farkı Amerikan tarzı kahvaltı sunması. Porsiyonlar büyüyor, kaloriler artıyor buna karşılık fiyatlar düşüyor. Kapısındaki kuyruğa yakalanırsanız size bir uyarı yapayım. Diyelim 4 kişisiniz. Sırada beklemek istemeyen 2 kişi dolaşırken, diğer 2 kişi onlar için de sırada bekliyor. Tam sıra gelecekken kapıdaki görevli sizi içeri almıyor. […]

dsc08542
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Le Quincy

Kırmızı yanaklı şişman bir adam elinde bir kadeh kırmızı şarapla sizi kapıda gülerek karşılar. Onun ismi Bobbos. Papyonuyla ve önündeki önlüğüyle sıradan bir garson izlenimi vererek masaları gezer. Yavaş yavaş yürür, kahkahalar atar, hayatının bir kısmını İngiltere’de geçirdiği için İngilizce de konuşur. Size restoranda bugün ne yemeniz gerektiğini söyler. Paris’in, belki de mutfağını korumayı başarmış […]

dsc08465
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
La Table D’Aki

7 masalık küçücük bir restoran. Japon şef tezgahının arkasında tabakları tek tek süslüyor, yemekleri pişiriyor, kirlileri yıkayıp yerine kaldırıyor, yeni siparişleri kontrol edip malzemeleri hazırlıyor. Akihiro Horikoshi, Paris’in 3 Michelin yıldızlı, efsanevi restoranı L’Ambroisie’nin eski deniz mahsulleri şefi. Bu şatafatlı dünyayı bırakarak kendine ait olan bu küçücük yeri açmış. Yanında bir hanımla 2 kişi tüm […]

dsc08512
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
La Bourse et La Vie

Paris borsa binasının hemen yanındaki Rue Vivienne’de, şehrin en sevdiğim bistrolarından birisi var: La Bourse et La Vie. Burası Amerikalı şef Daniel Rose’un bistronomi örneğini bizlerle buluşturduğu 10 masalık mekanı. Peki Paris’te bir Amerikalı şefin Fransız yemeklerini yaptığı bu bistro nasıl iyi olabilir? Ben bunu, şefin Fransız yemek kültürüne olan ilgisine ve sevgisine bağlıyorum. Bazı […]

dsc08452
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Chez Michel

Gare Du Nord yakınında bulunan Chez Michel, klasik Fransız lezzetlerini tadabileceğiniz yerlerin başında geliyor. Şef Michel Breton küçük bistrosunda size, şatafattan uzak, sadece lezzete odaklanacağınız ve cebinizi yakmayan bir yemek deneyimi yaşatıyor Tipik Paris bistrolarındaki gibi siyah tahtaya tebeşirle yazılmış günün menüsü önünüze geliyor; ama merak etmeyin! Onlardan çok daha farklı olduklarının sözünü size verebilirim. […]

dsc08479
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
L’Ambroisie

Place Des Vosges’da açılan 2 cam kapıdan girdiğim bu restoran, söylemeye çekindiğim tüm düşüncelerimi açığa çıkartan yer oldu. Bir aşçının aşçı olarak kalması, kimyagere dönüşmemesi gerektiğine yürekten inanıyorum. Beklentim, bana son teknoloji ile farklılaştırılmış yemekler sunan bir restorandan ziyade, temeli sağlam,lezzetli,makyajsız yemekler sunan restoranlarda yemek yiyebilmek. Michelin dedektiflerine yaranmak adına, Uzakdoğu esintilerini kopya tabaklarda buluşturmayan […]

dsc08494
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
L’Assiette

İçeri girdiğinizde tavanda renkli vitrayların sizi karşıladığı bu bistro, Paris’te en değer verdiklerimden birisi. Artık turistlerin ilgisini daha çok çekmek adına yozlaşan Fransız mutfağını, son nefesine kadar savunan ender kalelerden bir tanesi. Şef David Rathgeber, Benoit, Plaza Athénée gibi mekanlarda Alain Ducasse gibi ünlü şeflerin yanında yetişmiş bir Fransız. Dolayısıyla burada hiç duymadıklarınız duyabilir, yemediklerinizi […]

DSC06325
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Portland Restaurant

Londra da denediğim restoranların en ilgi çekicilerinden biri Portland’dı. Marlin Labron Johnson’ın üstün malzemeye odaklanan yemeklerine, dünyada çok az restorana nasip olan bir sarap listesi eşlik ediyor. Bunu söylerken, kavlarında dünyanın en pahalı şarapları var demiyorum! Çeşitlilik anlamındaki zenginliğine şapka çıkarıyorum. Üstelik bu şarap menüsü her ay değişiyor. Bu denli iyi şarap listeleri olmasının nedenini […]

DSC07196
Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Boka Restaurant

Yeni nesil Amerikan mutfağının Chicago’daki temsilcilerinden Lee Wolen’ın restoranı Boka’da, son dönemlerde tabaklarda beni rahatsız eden esas unsurun “aynılaşma” olduğunu anladım. Lee Wolen’ın New York’ta en sevdiğim restoran olan Eleven Madison Park geçmişi var. Dolayısıyla beni şaşırtacağını ummuştum, yanılmışım. Dünyadaki bu yeni moda: örneğin Japon mutfağının etkisi, lezzetten çok sunuma yönelme ve yeteneği göstermek adına […]

Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
BAO

Londra soğuğunda önümdeki 20 kişiye aldırış etmeden sıra bekliyorum. Arkamda bir …

Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
L’Ambroisie

Place Des Vosges’da açılan 2 cam kapıdan girdiğim bu restoran, söylemeye çekin…

Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Umami Burger

New York’ta denediğim Umami Burger benim şehirde en beğendiğim burgerci oldu. He…

Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Bjølsen Bakeri

Oslo’da sabah kahvaltı için önerebileceğim bir diğer fırın olan Bjølsen Bake…

Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
Sırçacı 14

Yeniköy’de Huzurlu Bir Köşe Sırçacı 14 Yeniköy’de sessiz bir köşede, …

Yazar PuanıKullanıcı Puanı (0)
La Bourse et La Vie

Paris borsa binasının hemen yanındaki Rue Vivienne’de, şehrin en sevdiğim bistr…